29 Ağustos 2008 Cuma
YE#37 Etkinliği Mangal Keyfi
Susamlı Simit
1 Paket margarin
1 çay bardağı sirke
Yarım çay bardağı şeker
1 kabartma tozu
1 yumurta sarısı (akını ayırın )
1 tatlı kaşığı tuz
2-3 tatlı kaşığı mahlep
Aldığı kadar un
Üzeri için:
Susam
Yumurta akı
Yapılışı:
Margarini eritelim , sirke , şeker , kabartma tozu , yumurta sarısı , tuz , mahlepi ve aldığı kadar unu hepsini birden yoğuralım.Yağlanmış fırın tepsisine simit şekline getirip önce yumurta akına daha sonra susama batırıp tepsiye dizelim.Kızarana kadar pişirelim.Fırından çıkarıp soğuyunca servis yapalım.Afiyet olsunn.
28 Ağustos 2008 Perşembe
GAZİANTEP'İN YAZ DOLMASI
26 Ağustos 2008 Salı
EKMEK KEBABI

25 Ağustos 2008 Pazartesi
Spagetti

Sonra öğrendim ki bize spagetti yapcakmış,ben tabii hemen salatamızı falan hazırladım ,onu beklersek açlıktan ölebiliriz diye.İşten geldi ,duş aldı,üzerini değiştirdi oooo biz açlıktan öldük tabii ben kızdım ,sinirlendim,bağrındım acıktık diye.Ona küsüp içeriye gittim.
Veee nihayet saat 21.30 civarı mutfaktan bir söylenti geldi yemeğin hazır olduğuna dair,oğluma hayır ben yemeyeceğim dedim.O da babasına annem küstü deyınce eşim çokkkkkk çaba sarfederek spagettiyi bu hale getirmiş üzerine kalp yapmış karabiberden :))))))))
Eee artık bunun karşısında küs kalmak olmaz değilmi diyerek bir güzel yedim spagettileri.
Tarif yok çünki tarifin sahibi şu anda İtalya da :(
23 Ağustos 2008 Cumartesi
SOBELENMİŞİMMM

22 Ağustos 2008 Cuma
FIRINDA KÖFTE PATATES


PAPATYA PASTASI

Fotoğraf arşivden yeni yapmadım bunu yani başıma kakma yine diye baştan söliyeyim,hoş bunu makına ile çekmemiştim.Telefonla çekmiştim tarih yok üzerinde ama sen görüntüsünden bile anlarsın bayat olduğunu..Bu günlerde çok yoğunum arkadaşlar sizlere dönemiyorum haa bir de kara gözlüklerimi takıp kendimi gizledğim halde beni yine de tanıyanlar var aramızda :))
Zerin-misss ve sevgili Gül ablam aslında önemli bir gizlilik yoktu ama madem farkettiniz,OBUR ÇİĞDEM geri döndüü.Aslında ben hep buralardaydım ama o kadar hızlı idim ki sizler beni takip edememişsiniz ..
Yani suç bende değil sizde :)))
Buyrun size Çiğdem olarak hoşgeldiniz diyor ve papatya pastası ikram ediyorum.Bu arada sevgili YEŞOMUN hiç ismi geçmedi,O da sağolsun benden asla sevgisini,ilgisini ve de desteğini esirgemedi.Yani kısaca herkese sevgiler ve buyrun pastaya;
malzemeler:
Hamuru:
-250 gr un (2 su bardağı)
-125 gr soğuk tereyağ
-2 yumurta sarısı veya 1 tam yumurta
-50 gr pudra şekeri(3 çorba kaşığı)
-1 tutam tuz, vanilya, LKR (limon kabuğu rendesi)
-Biraz ince çekilmiş antep fıstığı
-2 çorba kaşığı soyulmuş, ikiye bölünmüş badem
-1 fincan kayısı marmelatı
Fındıklı Dolgu:
-250 gr ince çekilmiş fındık
-125 gr pudra şekeri
-Vanilya, LKR, tarçın
-3 yumurta
Yapılışı:
-Soğuk yağ ile un yağlar kayboluncaya kadar bıçakla kıyılır.
-2 yumurta sarısı, vanilya, pudra şekeri, LKR konup karışıtırılır. Fazla yoğurulmadan toparlanır. Islak bez altında 1/2 saat dinlendirilir.
-Dinlenen hamurdan küçük parçalar alınıp merdaneyle açılır.Yağlanan tartolet kalıplarına yerleştirilr. İçlerine 1-2 çay kaşığı marmelat konur.
-Fındıklı dolgu için ince çekilmiş fındık, pudra şekeri, tarçın, vanilya, LKR ve yumurtalar karıştırılır. Hamurun üzerine doldurulur.
-180 derecede önceden ısıtılan fırında pişirilir.
-Soğuyunca üzerlerine yine azıcık marmelat sürülür. Yeşil fıstık ile üstü kaplanır.T am ortaya biraz marmelat veya LKR konur. Etrafına ikiye ayrılmış bademler papatya görünüşünde yapıştırılır.
19 Ağustos 2008 Salı
ÇİĞKÖFTE

1 su bardağı ince bulgur
300 gr çiğköftelik kıyma(yağsız kuzu eti)
1 incecik doğranmış kuru soğan
7 diş kuru sarımsak incecik doğranmış
1ince doğranmış domates
3 kaşık antep biber salçası
3 kaşık antep tozbiberi(kırmızı)
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı köfte baharatı
tuz
1/2 demet ince doğranmış maydanoz
3 tane ince doğranmış taze soğan
3 tane ince doğranmış taze sarımsak
Yapılışı:
Yeşillik dışındaki bütün malzeme karıştırılıp iyice yumuşayıncaya kadar yoğrulur.İstenirse 1/2 çay bardağı z.yağı ilave edilir.Daha sonra yeşillikler eklenir küçük küçük elimizde sıkılır ve servis yapılır.(Eğer et kıyma makinanız varsa 2 defa onda çekerekte kolayca yoğurabilirsiniz.
18 Ağustos 2008 Pazartesi
BUZDOLABI TEMİZLİĞİ

17 Ağustos 2008 Pazar
ÇATLAK ÇÖREK
250 gr. erimiş margarin
1 su b. yoğurt
1/2 kahve fincanı sirke
1 kahve fincanı soda
1 k. tozu
1 yumurta
Alabildiği kadar un
çörek otu ve susam
14 Ağustos 2008 Perşembe
MAYALI POAÇA
İnsanlar burada biribirlerine çok yakın ve sıcaklar,aslında ben 2 yıldır bu dünyadayım ama çeşitli nedenlerden dolayı bu blogu yeni açtım.İnsanlar hele hele de bazı ayrıcalıklı insanlar bana çok sıcak ve yakın davranıp hemen beni aralarına kabul ettiler.Herkese buradan teşekkürler ;tek tek buradan isim yazamayacağım (çok uzun yazınca sıkılıyorum) ama özellikle bir tanesine bana yaptığı güzellikten sonra dayanamayıp buradan teşekkürü borç bildim.Off açılış konuşması filan gibi çok ciddi oldu :)Sevgili HALENZE sana benim için yaptığın tanıtım için çokkkkkkk teşekkür ederim.Blogcular bilirler ki onlar için yorum ve de ziyaretçi çok önemlidir.Ben canım arkadaşımın sayesinde ziyaretçi akınına uğradım ve bu durumdan çokk memnun oldum.Sevgili HALENZE bir kez daha sana çok teşekkür ederek bu poaçaları sana ikram ediyorum..
Hepinize de bana gösterdiğiniz ilgi ve beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum.Poaçanın tarifine gelince çok basit;
Hamur için malzeme:
1 su bardağı ılık su
1/2 su bardağı z.yağ
2 tatlı kaşığı şeker silme
1 tatlı kaşığı tuz silme
1 yumurta
1 küçük paket yaş maya
Aldığı kadar un
İç malzeme:
Peynir
Maydanoz
Yapılışı :
Öncelikle mayayı ılık su dolu bardağa koyalım.O sırada biz iç için peyniri rendeleyip maydanozu doğrayalım.Hamuru yoğuracağımız kaba tuz ,şeker ,yağ ve yumurta beyazını koyalım ve tuzla şekerin erimesini sağlayalım ;elimizle karıştırarak.Daha sonra suyla birlikte erimiş olan mayayıda ekleyip,ununu ilave edip yoğuralım.Hamurun kıvamı yumuşak olmalıdır.Yoğurma işleminin sonuna doğru elimizden hamurun çıkması için z.yağından faydalanabiliriz.Hamuru yaklaşık 1-1,5 saat kadar ılık bir yerde bekletelim.Daha sonra istersek hemen ,istersek daha sonra kullanılmak üzere buzdolabına kaldıralım ;kabı poşetleyerek.Fırını 200 dereceye ısıtıp; elimizle küçük küçük kopardığımız hamurları tezgah üzerinde açıp peynirleri koyalım ve bütün kenarlarını ortaya büzelim ;büzdüğümüz kısmı yağladığımız tepsiye koyalım.Üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp dilersek çörek otu serpip fırına verelim.Ben dün içine malzeme koymadan yaptım ,çocuklarım böyle sandviç şeklinde daha çok seviyorlar.
13 Ağustos 2008 Çarşamba
SOSİSLİ KAŞARLI BÖREK

500 gr rendelenmiş taze kaşar
3 adet uzun soyulmuş sosis
1 su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 yumurta
-Harcı için; yumurtaları çatalla çırpın. Karıştırarak yağ ve sütü de ekleyin. Bir kenara ayırın.
-Tepsinizi yağlayın.
-Yufkalardan birini tepsinize, kenarlardan taşacak şekilde yayın. Yufkalarınızın yarısını, elinizle parçalayarak tepsinize dizin. Her katın arasına, 3 çorba kaşığı kadar harçtan gezdirin.
-En ortasına, iç malzemesini yayın.
-Kalan yufkaları da aynı şekilde, aralarına harç sürerek, tepsiye yerleştirin. (Harçtan 4 yemek kaşığı kadarını ayırın.) Bütün yufkalar bitince, kenarlarını da üzerine katlayın.-Ayırdığınız 4 kaşık harca 1 yumurtayı kırın, çatalla çırpın. Böreği T şeklinde keserek harçlı yumurtayı üzerine döküp, her tarafına iyice yayılmasını sağlayın.
-Daha önceden 200 dereceye ısıttığınız fırına verin ve üzeri kızarana kadar, 30-40 dakika pişirin.-Böreğinizin içinde bol yumurta olduğundan çabuk bozulabilir. Hemen tüketmeyecekseniz buzdolabında muhafaza edin.
HAYATIMIZIN PÜF NOKTALARI

12 Ağustos 2008 Salı
10 Ağustos 2008 Pazar
ALMAN PINARI



Çokk güzel bir yolculuğun ardından acıktık ve geçen yıl gittiğimiz kır restoranına gitmeye karar verdik.Lüks bir yer değil ama doğa ile içiçe oluşu muhteşem

Bu kanalda balıklar yüzüyor,isteyen burdan balık seçip pişmesini bekleyip yiyor isteyende bizim gibi pirzola istiyor.Çok beğendiğim için size tüm sahneleri fotoladım size de tavsiye edeyim sizlerde gidin diye

güzel bir pişmiş soğan ve patlıcan tabağı aslında çok değişik görülmemiş şeyler değil ama o ortamla birleşince insanın iştahı kabarıyor.



Yemeği yemeye başladık tabii her zaman ki şans yine gelip beni buldu.Pirzoladan birkaç parça yemiştik ki bir de ne göreyim ,pişmiş etin üzerinde sinek larvaları,öğhhh iğrenççç diyerek elimdeki eti hemen bıraktım ve garsonu çağırdım.Garson tabii ki kabul etmeyerek bunların larva değil sarımsak sosu olduğunu söyledi,işletmenin sahibini çağırdık adam da büyük bir pişkinlikle aynı yalana devam etti.Size bir tabak böğürtlen yollayayım müessenin ikramıdır bu konuyu unutun diyerek pişkin pişkin sarımsak sosu dedi.Ben aslında ismini de yayınlayayım diye çok istedim ama babamın iyi niyeti ile vazgeçtim.
Benden size tavsiye arkadaşlar fotolarla size tanıtmaya çalıştığım bu mükemmel ortamda size bir foto daha vereyim bu yerde asla yemek yemeyin.

İşletmenin sahibine foto çektiğimi nette yayınlayacağımı söyledim ama bana pişkinlikle yayınla reklamımızı yap şu böğürtlenleri ye de dedi :(
iğrenç değilmi umarım fotolar size yetmiştir.
8 Ağustos 2008 Cuma
ISTAKOZ AİLESİ
Dün arkadaşım bağevine gittik,havuzda benim çocuklarımla arkadaşımın çocukları çılgınlar gibi eğlendiler (tabi arkadaşım ve ben de).Bu son dönemde hayatımızda biraz sıkıntılı günler geçirmiştik,ama dün o kadar eğlendik ki son günlere format atıldı :))
Biten günün ardından dün akşam saat 22.00 civarı eve geldiğimizde acı gerçekle karşılaştık.Dün ben de anne değil çocuk idim,o kadar çok eğlendik kiii gece eve geldiğimizde ıstakoz ailesi olmuştukk:)Herkes direk banyo ve ardından bir BEPANTHEN MERHEM (kurtarıcı) seansı amaa buna rağmen gece boyunca sırtımın ve omzumun gerilmesinden ve yanmasından kurtulamadım.Çocuklar tabii ki seslerini çıkaramadılar çünki ben ara ara çocukluktan çıkıp anne oluyodum ama kesin tavır koyamıyodum,çünki ben de çok eğlenıyordum ama çocuklar yine de ben dırdır etmeyeyim diye korkularından seslerini çıkaramadılar.Tabi pazartesi günü de gelelim diye konuşup ayrılmıştık,şimdi yanıyoruz derlerse gidememekten de korkuyorlar.
Yine çok uzattım galiba ben nette araştırma yaptım sabah bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Koruyucu krem ve losyonların seçiminde en önemli özellik
Koruyucu faktörler mutlaka güneşlenme esnasında belirli aralıklar ile yinelenmelidir.
Her denize giriş çıkışta tekrar sürülmelidir.
Eğer denize girilmiyor ise 2 saatte bir yenilemek faydalı olur.
Jel formundaki güneş koruyucular daha sık aralıklar ile sürülmelidir, çünkü bunlar terleme veya suya girme ile hemen vücuttan çıkar. Ancak bu formdaki koruyucuların birde avantajı vardır; Çilli, ve cilt lekesi olan kimseler için oldukça uygundur.
GÜNEŞ KORUYUCULARININ SEÇİMİ
Krem
Losyon
Jel
FDA (YİYECEK VE İLAÇ YÖNETİMİ) VE AMERİKAN DERMATOLOJİ AKADEMİSİ ALTI CİLT KATEGORİSİ TANIMLAMAKTADIR
GÜNEŞ KORUYUCU MADDELER HAKKINDAKİ GERÇEKLER

Eğer gün içerisinde 20 dakikadan daha uzun süre güneşte kalacaksanız mutlaka ve mutlaka güneş koruyucu madde kullanmanız gerekmektedir.
Makyaj yapan bayanlar şunu bilmeliler ki koruyucu maddeler, makyaj altına da kullanılabilir.
Ayriyeten güneş ışığı ciltteki D vitamini üretiminden sorumlu olduğundan yaşlı insanlar düzenli olarak ve güneş koruyucuları kullandıktan sonra, kısa vadeli güneşlenmelerle bu ihtiyaçlarını karşılayabilirler.
Erken yaşlanma ve cilt kanserinden korunmanın başlıca yolu güneşten korunmaktır. Sürekli ve düzenli kullanılan güneş koruyucuları, cilt de meydana gelen zedelenmeleri de onarır.
ALTI AYDAN BÜYÜK BEBEKLER
Güneş koruyucunun en az 15 koruyucu faktörlü olmasına (15 SPF) dikkat edilmelidir. Bunun anlamı; Bebeğin güneş koruyucusu kullanmadan yandığı sürenin en az 15 katı kadar uzun bir süre içerisinde aynı derecede yanacağını belirtmektedir.
Güneş koruyucu madde "geniş etkili" (broad spektrum) olmalıdır. Bunun anlamı ise; Güneş koruyucu maddenin hem Uv B hem de Uv A ışınlarını bloke ettiğini göstermesidir. Uv A ışınlarını bloke eden güneş losyonları mutlaka "titanium dioxide, oxybenzene yada dioxibenzenne" içermelidir. Zararlı ışınların çoğunu bloke ettiğinden ötürü titanium dioxide çocuklar için tercih edilen bir maddedir. Bu madde ciltte geçici macunumsu beyaz bir tabaka bırakmaktadır, fakat bu çocuğu rahatsız etmez.
Günün ilk güneşine çıkmadan 20-30 dakika önce ve ondan sonraki her 1,5-2 saate bir losyonu çocuğunuzun vücuduna bolca sürün. Ürünün üzerinde her ne kadar "suya dayanıklıdır" ibaresi yer alsa dahi yüzdükten sonra mutlaka tekrar sürülmelidir.
Tıpkı bebeklerde olduğu gibi sadece güneş koruyucuların kullanılması güneşten korunmak için yeterli değildir. Koruyucuların yanı sıra güneşten korunmak için onları geniş kenarlı şapka giymeye özendirmek, kapalı mayolar almak, ve gerekir ise hoş görünmese dahi tişörtleri ile yüzmeye teşvik etmek lazımdır.
6 AY VE DAHA KÜÇÜK ÇOCUKLAR
Yinede en iyi olan, 6 aydan küçük bebeklerin güneşten uzak tutulması, eğer bu mümkün değil ise; Yüz kısımları ve ellerinin arkası gibi küçük alanlara, oldukça az miktarda güneş koruyucu kremler sürülmeye çalışılmalıdır.
Bebeğin üzerini güneşten korumak amacı ile açık renkli sıkıca dokunmuş pamuk giysiler ile örtülmelidir. Açık renk kullanmanın amacı güneş ışınını yansıtması dolayısı iledir. Öte yandan bebeğin vücut ısısı çabuk arttığından dolayı bebeğin üzeri gereğinden fazla giydirilmemelidir.Bebeği muhakkak gölgede tutmak gereklidir
Geniş kenarlı şapka giydirmek yararlı olur.
Eğer mümkün ise, bir yetişkin ve küçük bir çocuğu alabilecek güneş çadırı alınması uygundur.
Güneş ve Yanıklar

Güneş ışığı yazın önemli bir malzeme olduğundan, açık havada bulunmak kişiye, yazın sağlıklı parlaklığını aldığı hissini verebilir. Ancak bu kesinlikle sağlıksız güneş yanığından başka bir şey değildir. Amerikan Dermatoloji Akademisine göre insanların büyük bir çoğunluğu 20 yaşından önceki dönemde, daha çok güneş ışığına maruz kalmaktadırlar. O nedenden dolayı özellikle çocukluk yıllarındaki güneşe maruz kalmanın zararları çok iyi bilinmelidir. Eğer çocukluk döneminde çocuklarınızın narin cildini güneşten koruyacak olur iseniz onların deri kanseri ve çabuk yaşlanma riskini azaltmaya yardımcı olabilirsiniz.
Güneş yanığına Uv A ve Uv B dediğimiz ultraviole ışınlar sebep olur. Açık tenli çocukların güneşte yanma riski daha yüksek olduğu bilinmekle birlikte, koyu tenli çocuklar dahi, eğer güneşte yeterince uzun süre kalacak olurlarsa yanabilirler. Güneş yanığının hemen ardından ciltte meydana gelen zedelenme sonucu ödenen bedel, uzun vadede ödenecek olan bedelin yanında önemsenmeyecek kadar küçüktür. Çünkü güneş yanığı ve aşırı bronzlaşma sonucu: İleride habis melanoma, basal hücreli karsinoma ve sukuamoz hücreli karsinoma gibi çeşitli formlardaki cilt kanseri oluşabilir. Kırışıklık, benek oluşumu ve beyaz lekeler gibi bazı erken yaşlanma bulguları ortaya çıkabilir. Yaşına bakılmaksızın her çocuk, sabah saat 11:00 ile öğleden sonra 15:00 arası mutlaka güneşten uzak durmalıdır. Çünkü zararlı ultraviole ışınlarının 2/3' ü bu zaman diliminde saçılır.
NOT: Çocukluk döneminde meydana gelen bir veya iki su toplayan güneş yanığı çok fazla küçümsenmemelidir. Çünkü; Amerikan dermatoloji akademisine göre bu olay bile ilerideki dönemde cilt kanseri gelişim riskini arttırabilir. Koruma ile ilgili diğer direktifler çocuğun yaş grubuna göre değişir
7 Ağustos 2008 Perşembe
ET BASMASI

Malzemeler:
1 kg koyun kıyma
1 baş kuru sarımsak
1 bağ maydanoz
tuz,kırmızı biber,karabiber,kimyon
domates
yeşil biber
Yapılışı:
malzemeler domates ve biber hariç iyice yoğurulur.Tepsiye ben borcam kullandım bastırılarak yayılır,üzerine doğranmış domates ve yeşil biber dizilerek fırında pişirilir.Ben bu yemeğe 3 dk yemeği de diyorum :)
5 Ağustos 2008 Salı
TAVUKLU İÇ PİLAV


4 Ağustos 2008 Pazartesi
LCD TELEVİZYONLAR
CEVİZLİ ELMALI KEK

Malzemeler:
4 yumurta
1.5 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı z.yağ
3 su bardağı un
1 vanilya
1 kabartma tozu
2 elma
1 tatlı kaşığı tarçın
150 gram ceviz
Hazırlanması:
Şeker ve yumurta bembeyaz oluncaya kadar çırpılır.
Süt , yağ eklenir .
Unla birlikte vanilya ve kabartma tozu elenir ve onlarda eklendikten sonra artık mikserle çırpmayıp ,bir spatülle çırpılır.
Tarçın ve kırılmış cevizde ilave edilir ve yağlanmış ,unlanmış kalıba dökülür.
Dörde bölüp çekirdekleri çıkarılmış elma ince ince doğranıp kekin üzerine sıralanır.
180 derece fırında 40 dk pişirilir.
MANTAR KURABİYE

Neyse evde biraz çeşidim vardı,hemen yanına bir mantar kurabiye ekledim ve bunu da sizlerle paylaşmak istedim.Buyrun tarife ;
MALZEMELERİ:
1 su bardağı pudra şekeri
2 paket buğday nişastası
1 su bardağı un
2 yumurta
1 paket vanilya
YAPILIŞI:
Margarin pudra şekeri ile karıştırılır.Diğer malzemeler eklenip yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde toplar yapılır.Bir kapak yardımıyla kakaoya bastırılıp şekil verilir.170 dereceli ısıtılmış fırında beyaz kalacak şekilde 15 -20 dakika pişirilir.
3 Ağustos 2008 Pazar
ÖRGÜ ŞAL MODELİ

Bizim şehrimizin geleneğidir bunlar,kız annesi kızının ilk bebeğine giysiler hazırlar.Buna KIRKLIK denir.Anlamını ben de bilmiyorum ama bebeğin ilk kırk gününde giyeceği giysiler mi acaba :))
Bunlar kuzenime yengemin yaptığı örgüler,görünce dayanamadım ve fotolarını almak istedim.Yengem de sağolsun tabii alabilirsin, dedi.
Buradan emeğine sağlık yengeciğim,güle güle kullan Bilge ' ciğim demek istiyorum.Yani ben bunları yüklemek için bile ne kadar emek sarfettim yengem örmek için ne emek sarfetmiş,onu bir kez daha kutlamak istiyorum :)
Bu şal da kuzenime yengem tarafından lohusalık döneminde giyinmesi için örülmüş.Mankenimiz de kızkardeşim ona da teşekkür ederim :)